Vajinismusta Cinsel Mitlerin Rolü

Geleneksel olarak yayılan veya toplumun hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren, hayali, alegorik anlatımı olan halk hikayelerine "mit" denir.  Cinsel mit deyince de akla, cinsel konularda toplumun genelince doğru kabul edilen ve kulaktan kulağa aktarılarak yayılan ancak gerçek bilimsel verilerle bağlantılı olmayan abartılı ve yanlış inanışlarımız gelmelidir. Cinselliğin doğasına uygun olmayan bu yanlış ve olumsuz düşüncelere, inanışlara halk deyimiyle cinsellikle ilgili "uydurma", "hurafe" veya "kurmaca" denir. Cinsel mitlerin en önemli nedeni; cinselliğin toplumun değer yargılarıyla yakından ilişkili olması ve cinsellikle ilgili konuların açıkça konuşulmaması, tartışılmaması ve üzerinde yeterli bilimsel çalışmaların yapılmamasıdır. Bu bilinmezlik korkuyu körükler. İlaveten cinsel bilgisizlik veya yanlış bilgilenme, hatalı bilişsel şemaların oluşumuna yol açar; bunlar ise aşırı kaygı, suçluluk duyguları, gerçekçi olmayan beklentiler veya başaramama korkusu gibi nedenlerle cinsel işlev bozukluklarının ortaya çıkmasında ve sürmesinde etken olurlar. Cinsel mitler, kişilerin cinsel kimliklerinin oluşmasında da önemli yer tutar. Zamanla cinsel ilişkiyi belli biçimlere zorlar, cinsel ilişkinin kalitesini düşürür. Ayrıca pornografik yayınlar da cinsel mitlerin pekişmesini sağlar.

Sonuç olarak, cinsel mitler ve önyargılar, kişilerin cinsellikle ilgili beklentilerini olumsuz etkileyerek, gereksiz suçluluk ve yetersizlik hislerinin oluşumuna katkıda bulunarak cinsel işlev bozukluklarının oluşumuna zemin hazırlarlar. Yine bilinenin aksine, cinsel mitler eğitim düzeyi yüksek gruplarda, hatta doktorlar arasında bile çok yaygındır. Bu cinsel mitlerin değiştirilmesi kişilerin cinsel sorunlarının çözümünde ilk adım olacaktır.

Cinsel mitlerin tedavisi var mı? Evet var. Tedavi olarak ilaçtan ziyade, eşler arasında cinsel uyumu oluşturmayı amaçlayan cinsel terapi öncelikli olarak kullanılır. Cinsel mitler ve yol açtığı sorunlar konusunda var olan sorunun kimden kaynaklandığının çok iyi bilinmesi, her iki tarafın itici gelmesi muhtemel yönlerinin cinsel terapist yardımıyla saptanması ve bu konuda çiftin kendilerini geliştirmesi çok önemlidir. Cinsel mitlerin yol açtığı cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde, cinsel terapistin toplumsal önyargılar ve cinsel mitlerle mücadelesinde, öncelikle kendisinin cinsel mitlerin etkisinden kurtulmuş olmasının, yeterli bilgi ve tecrübe birikimine sahip olmasının ve bu bilgi birikimini uygun, anlaşılır ve ikna edici bir biçimde danışanına aktarabilmesinin önemi açıktır.

Cinsel mitler cinsel işlev bozukluklarının oluşumunda hem hazırlayıcı, hem başlatıcı ve hem de sürdürücü niteliği ile çok önemli yer tutar. İşte bu nedenle de cinsel mitlerin değiştirilmesi ve yerine doğru bilgilerin aktarılması kişilerin cinsel sorunlarının çözümüne katkıda bulunur. Unutmayınız ki cinsel mitler, insanı ağır psikolojik yük altında bırakan koca birer yalandır.

VAJİNİSMUS KADININ KORUNMA VE SAVUNMA REFLEKSİDİR

Kendi cinsel organlarının yapısı ve yeri hakkında bilgi sahibi olmayan pek çok kadın vardır. Kızlık zarlarının çok kalın ya da vajinalarının çok dar olduğunu düşünen kadınlar, cinsel birleşmeyle ağrı ve acı, kanama ve yırtılma olacağı beklentisi nedeniyle kendilerini savunma ve koruma çabası içine girerler. Eğer cinsel birleşme korkutucu, tehlikeli, rahatsızlık verici olarak algılanırsa başta aşk kasları olmak üzere tüm vücut yüksek sesle “giriş yasak” uyarısı verir. İşte buna vajinismus denir.

 “İçime penis girerse ağrı, acı ve kanamam çok olur”, “Ya birleşip ayrılamazsak, bizi o halde hastaneye götürürlerse ne yaparım?” “Ya kanamadan ölürsem”, “Vajina içinde bir şeyler kaybolabilir”, “Benim vajina deliğim yok”, “Ya yanlış yere girmeye çalışırsa”, “Cinsel birleşmenin nasıl bir şey olduğunu bilmiyorum”, “Penis vajinamı parçalayacak” “İçeride bir şeyler sıkışabilir mi?”, “Ya kanamam olmazsa ve bakire olmadığım için suçlanırsam”, “Kana bakmaya dayanamıyorum” gibi endişelerin altında cinsel bilgisizlik yatar. Bu bilgisizlik, cinsel organlara ve cinselliğe karşı olumsuz bir tutumun gelişmesine neden olarak vajinismusu ortaya çıkarabilir. İstenmemesine rağmen zoraki ilişkiye girmek hem duygusal baskıya hem de vajinanın kuruluğuna bağlı sürtünme ve ağrıya yol açabilir. Herhangi bir sebepten dolayı vajinal kuruluğu olan ve bununla nasıl başa çıkabileceğini bilmeyen kadınlarda cinsel ilişkiye karşı direnç yüzünden vajinismus ortaya çıkabilir. Başarısız vajina içine girme deneyimleri, tampon kullanamama, ağrılı cinsel ilişki ya da ağrılı jinekolojik muayene deneyimleri kadının yaşamında olumsuz izler bırakır. Ancak ‘Cinsel Terapi’ ile vajinismuslu kadınlar bu olumsuz duyguların üstesinden gelebilirler.

Ülkemizde vajinismus gibi cinsel ağrı bozuklukları için hizmet veren cinsel terapistler ve cinsel tedavi klinikleri çok fazla olmadığı için, çiftler konuyla birebir ilgilenen cinsel terapistleri seçmek yerine genel bir muayene olmayı tercih ediyorlar. Bu durumda hem yanlış teşhis konma ihtimali yüksek oluyor, hem de çiftler umutlarını, zamanlarını ve paralarını yitiriyorlar. Bu nedenle, çiftlerin vajinismus ile yakından ilgilenen hatta kendini bu tür vakalara adamış cinsel terapistlerle görüşme yapmaları gerekiyor. Bu görüşmeleri yaparken olabildiğince açık konuşulması, yaşanan tüm ayrıntıların utanmadan anlatılması  önem taşıyor. Çünkü doğru tanı konulduğunda ve doğru bir cinsel terapiste başvurulduğunda, cinsel terapi teknikleriyle yüzde yüz vajinismusun üstesinden gelinebiliyor. 
 

Benzer Makaleler: