Sertleşme Bozuklukları

Tarih boyunca erkekler, her zaman cinsel yeterlilikleri konusunda endişeli olmuşlardır. Sertleşme sorunlarının tedavileri; genel alışkanlıklardan, eski Yunan bilim adamları ile Çinli ve Hintli hekimlere; karmaşık sünnet törenlerinden, olgun savaşçıların spermlerini yutmaya kadar, iktidarı sağlayan her çeşit geleneği içermiştir. Bugün bile sertleşme sorunlarının tedavisi için halk arasında kullanılan çareler; ginseng, gergedan boynuzu ve E vitamininden mesir macununa kadar uzanan bir yelpazede çok çeşitlidir. Hatta internet ortamı, sertleşmede sıkıntı yaşayan erkeklerin hayal kırıklıklarını avlamakta ustalaşmış sahte ilaçlarla ve aletlerle doludur.

Her ne kadar cinselliği hala ayıp, yasak ve günah olarak gören bir toplumda yaşıyor olsak da günümüzde cinsel yaşamla ilgili sorunlar, eskiye oranla daha kolaylıkla dile getirilebilmekte, yaşamın bu alanında da önemli sorunlar olabileceği daha az inkar edilmekte ve daha çok yardım arayışı içine girilmektedir. Cinsellik, genel anlamda bireyin hem bedensel hem de ruhsal katılımı ile gerçekleşen doyuma ve üremeye yönelik yaşantılar olarak tanımlanabilir. Her cinsel aktivite veya yakınlaşmanın cinsel birleşme ile sonuçlanması gerekmez. Cinselliğin temel amacının doyum olduğu düşünülecek olursa, aslında cinsel birleşme, cinsel döngünün tamamlanmasına, yani sona ermesine neden olur. Tamamlanmış bir cinsel aktivitenin gerçekleşebilmesi için öncelikle cinsel yönden bir ilgi ve istek, bunu izleyen bir uyarılma ve uyarılmanın ulaştığı doruk nokta olarak kabul edilen orgazm gibi evreler olması beklenir. Erkeklerde orgazm sonrası, cinsel yönden yeniden uyarılabilme (sertleşme) ve aynı döngünün tekrarlanabilmesi için geçmesi gereken bir süre vardır. Çözülme (rezolüsyon) olarak bilinen bu aşamanın süresi çoğu kez erkeğin yaşı ile orantılıdır. Yaş arttıkça bu süre de doğal olarak uzamaktadır. Kadınların cinsel döngülerinde böyle bir aşamaya gereksinimleri yoktur  ve bu nedenle kadınlar ardarda birden çok sayıda orgazm olabilirler.

Erkeklerde en sık görülen cinsel işlev bozukluğu erken boşalma olmasına rağmen, cinsel terapistlere en sık başvurma nedenleri sertleşme sorunlarıdır.

Sertleşme bozukluğu (SB), cinsel birleşmeyi sağlamak için gerekli sertleşmenin oluşmasında ya da sürdürülmesinde ortaya çıkan inatçı ve tekrarlayıcı yetersizlik olarak tanımlanabilir. Sertleşme bozukluğu, sertleşmede yetmezlik, sertleşme kaybı, erektil disfonksiyon ve empotans birbirleriyle eş anlamlı olarak kullanılan ve erkekteki cinsel uyarılma bozukluğunu ifade eden terimlerdir. Bunlardan empotans, iktidarsızlık anlamında kullanıldığından ve bir erkeğin iktidarı, sertleşmenin niceliği veya niteliği ile ölçülemeyeceğinden günlük dilde kullanılmamalıdır. Çünkü bu terimler hem etiketleme oluşturmakta, hem de anlamı net olmayan, aşağılayıcı bir içerik taşımaktadır. Örneğin iktidarsız bir erkekten kastedilen cinsel ilgi ve isteği olmayan bir erkek midir? Yoksa sertleşme sağlayamayan bir erkek midir? Çocuk sahibi olamayan bir erkek midir? Erkeğin iktidarı diye bir şey var mıdır, varsa bu cinselliğiyle mi ölçülmelidir?

Her erkek hayatının bir döneminde sertleşme problemiyle karşılaşabilir. Bu doğal ve olağan bir durumdur. Ancak yapılan araştırmalar ereksiyon sorunlarının son yıllarda yaygınlaşmakta olduğunu ve  20-30 yaş grubu gibi daha erken yaşlara doğru kaymaya eğilim gösterdiğini ortaya koymaktadır. Türkiye’de 40 yaş üzerinde SB oranı %69.2 (%33.2 hafif, %27.5 orta, %8.5 ağır) olarak saptanmıştır.

Erkeğin her zaman cinsel ilişkiye hazır olması ve penisinin her zaman sert olması gerektiği, saatlerce ilişkiyi sürdürebilmesi gerektiği gibi “cinsel mit” dediğimiz yaygın yanlış inanışlar, erkekte başaramama korkusu (performans anksiyetesi) oluşturabilmektedir. Başaramama korkusu genç erkeklerin cinsel ilişkide sorun yaşamalarının en sık rastlanılan nedenlerinden biridir. Türk erkeğinin ilk gençlik çağlarında seks bilgisinin yeterli seviyede olduğu söylenemez. Bilgisizlikten doğan bazen şanssız deneyimler erkekde kapanmayacak yaralar açılmasına neden olabilir. Özellikle cinsel açıdan henüz deneyim yaşamamış erkeklerde partnerini memnun edememe korkusu çok fazladır. Oysa ki cinsellik, sevgi dolu bir paylaşımdır; bir sınav ya da bir yarışma değildir, “cinsellikte başarısız olmak” diye bir kavram olmamalıdır, önemli olan birlikte geçirilen zamandan olabildiğince haz almaktır.

Benzer Makaleler: