Cinsel Eğitim

Cinsel eğitim, toplumun genel cinsel sağlığını korumak, çocuklar ve ergenlerin erişkin yaşama sağlıklı bir geçiş yapabilmelerini kolaylaştırmak nedeniyle her geçen gün daha da önem kazanmaktadır.

Ülkemizde cinsellikle ilgili akademik bilgilerin eksikliği,  cinselliğin genellikle üreme işi ve organlarıyla ilgili biyolojik bir eylem olarak dar bir odaktan görülmesine ve cinsel eğitimden korkulmasına neden olmaktadır. Oysa eğitim sanıldığı gibi, gençleri yanlış cinsel ilişkilere özendirici değil, tam tersine daha sorumlu ve doğru davranışlara yönlendirici bir rol oynayacaktır.

Cinsel gelişim üzerine bakış, büyük ölçüde toplumlarda kullanılan görgü ve metodlara dayanmaktadır. Çeşitli kültürlerde cinselliğe yönelik 4 genel yaklaşım tarif edilmektedir:

  • a.   Baskıcı (repressive)
  • b.   Kısıtlayıcı (restrictive)
  • c.   Müsade edici (permissive)
  • d.   Destekleyici (supportive)

Amerika Cinsel Bilgi ve Eğitim Konseyi (SIECUS-Sexuality Information and Education Council of United States)’ne göre cinsel eğitim; yaşam boyu süren bilgi alma, tutum, inanç ve değerler kazanma sürecidir.

Zamanında ve doğru olarak verilmeyen cinsel eğitim, cinsel yaşamın başlangıcı ve sonrasında sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir. 0–6 yaş dönemindeki ilk izlenimler bütün yaşam boyunca çocuğu izler. Bu yaş döneminde eğitim bir bütündür, cinsel eğitim de bu bütünün bir parçasıdır ve bu süreç, sağlıksız olduğu takdirde tüm yaşamı olumsuz etkileyip sağlıksız, başarısız ve mutsuz bir cinsel hayatın temellerinin atılmasına yol açabilir. Anne ve babaların temel amacı çocuklarının çevresiyle barışık, başarılı ve mutlu yaşamasını sağlamak olduğuna göre, gelişimin bir parçası olan cinsel eğitimi de çocuğun yaşına uygun bir şekilde, uygun zamanda verebilmeleri gerekmektedir.

Çocuklara ve gençlere yönelik planlanan cinsel sağlık eğitimlerinin en genel amacı cinsel sağlığın geliştirilmesi; bireylerin, cinsel davranışların pozitif sonuçlarına ulaşmaları ve negatif sonuçlarından uzak olmalarını sağlamaktır. Özellikle cinsel konuların tabu olduğu toplumlarda, okullardaki cinsel eğitim etkinliklerinin önemi artmaktadır;

  • Kendilerinde meydana gelen fiziksel ve duygusal gelişimleri anlama ve kabullenmek,
  • Bedeni hakkında olumlu duygular taşıma, bireysel farklılıkları kabullenmek,
  • Şu andaki ve gelecekte yaşamlarında cinsel davranışlarıyla ilgili bilinçli ve sorumlu kararlar alabilmek,
  • Kadın ya da erkek olarak kendi cinsiyeti hakkında olumlu duygular taşımak
  • Cinsel konular hakkında rahat bir şekilde konuşma ve ifade edebilme becerisi,
  • Uygun ve uygun olmayan cinsel davranışları anlayabilmek,
  • Cinsel taciz ve istismara karşı kendini koruyabilmek,
  • Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan ve istenmeyen gebeliklerden korunmayı başarmak.

 Çocuk ve Gençlerin Cinsel Eğitiminde Nelere Dikkat Edilmeli?

Cinsellik yaşamın bir parçası olduğundan cinsel eğitim, doğumla başlayan ve tüm yasam boyu süren bir süreçtir. Bireyin fiziksel, duygusal ve cinsel gelişimini anlaması, olumlu bir kişilik kavramı geliştirmesi, insan cinselliğine, başkalarının haklarına, görüş ve davranışlarına saygılı bir bakış açısı edinmesi, olumlu davranış biçimi ve değer yargıları geliştirmesi eğitimidir.

Cinsellik hayatın temel ve doğal bir parçasıdır. Bu nedenle çocuğun soru sorması da  normaldir. Çocuğu “nerden duyuyorsun böyle pis şeyleri”, “seni terbiyesiz duymayayım bir daha “ gibi azarlasanız cinselliğin pis, kirli ve kötü  olduğuna inanacaktır. Türkiye’de hem kadınlarda hem erkeklerde görülen cinsel işlev bozuklukları oldukça yaygındır ve temelinde de bu tür azarlanmalar, susturulmalar vardır. Yani cinselliği pis ve kötü  gibi algılayan bir çocuğun ileride cinsel yaşamının sorunlu olması kaçınılmazdır.  Konuşmak için doğru zaman çocuğumuzun bize soru sormaya başladığı zamandır. Öncesinde konuşmak gerekmez. Başlangıç cümleleri olarak; ‘bunu senin yaşında ben de merak etmiştim’ ya da “iyi bir soru, bunu  seninle konuşmak isterim” ya da “sanırım senin yaşında pek çok çocuk da bu sorunun cevabını merak ediyordur” tarzında cümlelerle başlanabilir. Sorduğu soruları geçiştirmemek, ertelememek gerekir. Cevabını bilmiyorsak “bunun cevabını bilmiyorum ama en kısa sürede öğrenip sana anlatacağım” demeli ve gerçekten de cevabı öğrenip bunu çocuğa anlatmalıyız.

Çocuklarla konuşurken  ve sorularını yanıtlarken başka bir işle uğraşmadan onunla göz teması kurmak ve  onun göz seviyesine eğilmek önemlidir.  Günlük nasıl konuşuluyorsa öyle konuşmak gerekir. Yüz  ifademizin tuhaflaşması, beden dilimizin değişmesi, ses tonun farklılaşması doğru değildir. Çocuklar  konuşulan şeyden rahatsız olunduğu anlar.

Cinsel organların isimlerini değiştirmeden, biyolojik isimler kullanılmalıdır. Çocuk söyleyebildikten sonra, cinsel organlara başka isim takmak anlamsızdır. Bu nedenle 3 yaşından itibaren, ebeveynler doğru anatomik isimleri kullanmalıdır. Böylece çocuk en doğru şekilde, utanmadan, bu isimleri kullanmayı öğrenir. Kuku, pipi gibi sevimli ama anlamsız kelimeler icat etmek yerine, doğru kelimeleri kullanın. Erkek çocukların cinsel
organı için penis, kız çocuklarının cinsel organı için vajina doğru kelimelerdir.

Ergenlik öncesi çocuğa mutlaka bilgi verilmelidir Evde kaliteli ve tatmin edici bir eğitim verdiğinizde çocuğunuz dışarıdaki kaynaklara yönelmeyecektir. Ama bilgi açığı varsa, merakı doyurulmuyorsa, sağdan soldan, arkadaşlardan, dergilerden, internetten  bilgi öğrenmeye çalışacak ve belki de pek çok yanlış bilginin sahibi olacaktır. Bu nedenle evde doğru bilgiyi alırsa, dışarıdan gelen yanlış bilgileri eleme şansı olacaktır.

Cinsellik, sadece beden değildir.  Çocuklar, cinselliğin sadece vücutlarıyla ilgili olmadığını öğrenmeliler. Tam da bu yüzden, cinsellikle birlikte, onlara sevgiyi de anlatın. Çocukların, cinselliği aynı zamanda sorumluluk, yakınlık ve sevgi ilişkisi olarak öğrenmesi çok önemli. Cinselliği bu şekilde öğrenen çocuğun, sağlıklı gelişmesinin yanı sıra, bu, sizin onunla konuşmanızı da kolaylaştırır. Ve tabii ona gelecek deneyimleri için olumlu zamanlama ve eş seçimi şansı verir. Öteki türlü, seksi, sevgiden ayıran bir nesil yetişecektir.

Sonuç olarak çocuğunuzla konuşurken sakin olun ve şaşkınlık göstermeden ne sorduğunu tam olarak anlamaya çalışın, sakın yargılamayın, mahremiyetini ve gizliliğini önemseyin, ergen olduğunu fark ederek yaşayacağı süreçle ilgili bilgi verin ve bedenine bir yabancının dokunmaması gerektiğini öğretin. Unutmayın ki çocuğunuz için tek bilgi kaynağı siz değilsiniz…

Benzer Makaleler: